19 Haziran 2019 21:18:43
 
HAVA DURUMU
Click for Moscow, Russia Forecast
TOKYO
Click for Saint Petersburg, Russia Forecast
NAGOYA
Click for Istanbul, Turkey Forecast
OKINAWA
Click for Ankara, Turkey Forecast
KYOTO
Click for Antalya, Turkey Forecast
ISTANBUL
Click for Kazan, Rusya Federasyonu Forecast
ANKARA

Japonya denince: Erol Emed
 İnternette Japonya-Türkiye diye yazıp arama yapsanız, analitik, dişe dokunur yazılar için yolunuz ona çıkıyor... Son çeyrek asırda Japonya&rsquo
Devamını oku...
Dövme, Japon kaplıcalarında hala tabu
Japonya'da kaplıcalara, halka açık banyolara veya yüzme havuzlarına vücudunda görünür bir dövme olanlar giremiyor. Bu yasak, eski bir gelenek. Ama art
Devamını oku...
Bir kadın sevdim Tokyo'da...
SUAT TAŞPINAR yazdı: Bundan altı yıl önceydi.  Hesapta sabahın köründe, mezatı seyre dalmak için Tokyo’nun meşhur Tsukiji balık pazarına da
Devamını oku...
Japon eğitiminin 15 özelliği
Japonlar akıllı, çok okuyan, dikkatli, pratik insanlar. Bunu Japon kültürüne, geleneklerine ve hatta genetiğe bağlayabilirsiniz. Ancak gözardı et
Devamını oku...
BAŞARI ÖYKÜLERİ | Haber detay
Japonya’nın başarısının sırrı

"Japonlar dürüstler ve yalan söylemiyorlar. Diğer ülkelerde yalan söyleniyor..."  Bu sözler, 2014 Nobel Fizik Ödülü’nü iki meslekdaşı ile birlikte kazanan Profesör Shuji Nakamura'ya ait. Nakamura, Japonya’nın başarısının arkasındaki sırlardan Türkiye’de inovasyon kadar pek çok önemli konuda, üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken çok önemli değerlendirmeler yaptı. Üstelik dünya basınının demeç almak için peşinde koşturduğu bu değerli birlim adamıyla röportaj yapmayı, bit Türk başardı: Erol Emed. (Fotoğrafta) 

İlk sayısı yayınlanan Türk Ticaret ve Sanayi Odası Japonya’nın (TTSOJ) “Vision” adlı dergisinin editörlüğünü Erol Emed’in söyleşisi, ulusal basında bile ses getirmesi gereken bir içeriğe sahip. Özellikle “Japonya’yı anlamak, sırlarını çözmek isteyenler” için.

Japonlar namuslu oldukları için inovasyon yapabiliyorlar

Profesör Shuji Nakamura ile söyleşi


Profesör Nakamura kendisine iki Japon meslektaşı ile beraber 2014 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandıran çalışmasını yaptığı zaman sadece yüksek lisans (master) sahibi bir araştırmacıydı. Daha sonra doktorasını alan, halen de ABD California Üniversitesi Santa Barbara Kampüsü’nde profesörlük ve program direktörlüğü yapan Shuji Nakamura mavi ışık LED’nin mucidi olarak biliniyor. Türkiye ve diğer gelişmekte olan ülkelerde inovasyon üzerine bir söyleşi yaptık.

Shuji Nakamura Japonya normlarına göre aykırı bir bilim adamı. Japon şirketleri, sınav odaklı eğitim sistemi ile fikri mülkiyet mevzuatına karşı eskiden beri yaptığı eleştirilerle biliniyor. Öte yandan Japonların dürüstlüğü, güvenilirliği ve mühendislik kültürünü öven Nakamura Japonlar namuslu oldukları için inovasyon yapabiliyorlar görüşünde .

Japon ürünlerini kalite bakımından dünyada bir numara olduğu söyleyen profesör Nakamura fikri mülkiyet kanununda yapılması düşünülen değişikliklerin Japonya’nın aleyhinde olacağı görüşünde. İnovasyonun Japonların DNA’sında olduğun belirtirken, inovasyonun serpilip gelişebilmesi için risk sermayesi piyasasının gelişmesi ile etkin ve verimli bir hukuk sistemini gerekliliğini vurguluyor. LED ışığının geleceği hakkında konuşurken ise mavi ışığın verimlilikte sorun yaşadığını, ileride tüm LED ışığın lazere dönüşeceğini öngörüyor. Ayrıca lazerin iletişim sektöründe de önemli bir faktör olacağı görüşünde.

Profesör Nakamura’ya göre Japonlar globalleşmede geç kaldılar. Gençlere daha fazla uluslararası tecrübe edinmelerini öğütleyen bu bilim adamı ile FCCJ’de yaptığı basın toplantısının ardından Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde teknolojinin gelişmesi ve inovasyon üzerine bir söyleşi yaptık.

Soru: İnovasyon Japonların DNA’sında var dediniz, bu cümlenizi toplum ve kültür olarak Kaizen veya TQC gibi Japonlara özel yöntemler geliştirmeye yatkın diye anlayabilir miyiz? Bu yöntemler başka ülkelerde de taklit edilebilir mi? Japonya doğal kaynakları olmayan bir ülke. Sizce bu özellikleri sayesinde mi kaynak eksikliği sorununun üzerinden geliyor?

Cevap: Japonlar dürüst insanlar, yalan söylemezler. Mesela ben bir (teknik) çizim yapıp sipariş versem ve bu cihazı tedarikçilerime göndersem, onlar da üç ayda yaparız deseler, o prototip üç ay sonunda gelir ve kalitesinde hiç bir sorun yoktur. Ama Amerika’da hiç bir zaman bu siparişi üç ayda alamazsınız. 6 ay sürebilir. Geldiği zaman da çalışmaz. Çin’de de böyle. Japonya farklı. Bu nedenle Japonlar çok iyi ürünler imal edebiliyorlar. Bu Japonların bir özelliği. Japonlar dürüstler ve yalan söylemiyorlar. Diğer ülkelerde yalan söyleniyor. Kaizen iyi bir ürün yapmak için önemli ama diğer ülkelerde taklit edilemez.

Soru: Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülke için sizce inovasyonu geliştiren en iyi yöntem nedir? METI (Sanayi bakanlığı) veya NEDO (Yeni Enerji ve Sanayi Teknolojisi Geliştirme Enstitüsü) gibi kuruluşların desteği fayda sağlar mı?

 Cevap: NEDO veya METI temel olarak çok fazla fayda sağlamaz. Bu bir DNA meselesidir. Bu işi bir sistem olarak düşünün. Bir sistemde pek çok parça vardır. Japon şirketleri en iyi kalitedeki parçalardır. Bu denli mükemmel parçaları bir araya koyarak iyi bir sistem kurabilirsiniz. Bu nedenle orjinal ürünler ve inovasyon yapabilirsiniz. Japonya’nın diğer ülkelerin ilerisinde olmasının sebebi budur.

Soru: Sizce devletin NEDO gibi kurumlar aracılığı ile bilimin belli bir bölümünü diğerilerine tercih edip teşvik vermesi faydalı değil mi?

Cevap: Devlet desteği ve fonlama çok önemli ve gerekli. Bilmiyorum, ama bence Japonya inovasyona yardım etmeye çalışsa da başarılı olamadı. Sonuç alamadı. Fonlamalar tamamen yanlış yerlere (teknolojilere) yapıldı. Bazen faydalı oldu.

Soru: Devlet desteği modeli verimsiz ise gelişmekte olan bir ülke nasıl bir yol izlemeli, en iyi model nedir?

Cevap: En iyi yöntem yurtdışına gitmektir. ABD, Japonya gibi ülkelere gidip en iyi araştırmayı yapacağınız üniversite ve hocayı seçmelisiniz. Hangi hoca hangi üniversite araştırma konusuna göre değişir.

Soru: Türkiye gibi ülkelerin Japonya’dan tekonoloji transferi yapmasi için en iyi yöntem nedir? Teknolojiyi nasıl alabiliriz? Şirketler aracılığı ile mi, hükümetler arası ilişkiler ile mi, yoksa bireysel çabalarla mı?

Cevap: Bence en iyi yöntem şirketler yolu ile olandır. Japon hükümeti çok muhafazakardır. Japon şirketleri o kadar muhafazakar değil, bazı durumlarda çok girişkendir.

Soru: Sizce iyi bir IP (fikri mülkiyet) hukuku nasıl olmalıdır? Risk sermayesinin inovasyon için önemli olduğunu söyleyebilir miyiz? IP kanunları mucitin mi şirketin mi hakkını korumalı?
 
Cevap: Bilmiyorum ama hangi ülkede olduğunuza da bakar. Amerika’da herkes şirket kurabilir, risk sermayesi de var, bu durumda IP şirketin olsa da sorun yok. Ama Japonya’da bütün bilim adamları büyük şirketlere girip maaşlı çalışan oluyorlar. Bu durumda IP’nin şirket elemanına ait olması bir teşvik unsuru. Japon patent kanununa göre şirket mucite makul bir tazminat vermek zorunda. Amerika’da şirkete girerken tüm IP haklarını şirkete devreden taahhütname imzalatıyorlar.

**

Shuji Nakamura’nın öğrencisi Bilge İmer ODTU Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümünde Asistan Prof. Dr. olarak araştırmalarına devam ediyor. Prof. Nakamura’nın en önemli özelliğini mütevazı olması olarak tanımlayan İmer hocasını “bilimsel konuları çok net, basit anlatır ve iyi özetler, her zaman güler yüzlüdür, gösterişten çok uzaktır” diye hatırlıyor. Nakamura’nın çalıştığı konulara her zaman hakim olduğunu ve doğru insanlarla çalışmasını bildiğini ilave ederken “dürüst, korkusuz ve dobra biridir” diyor.

Türkiyede inovasyon konusunda ise şöyle düşünüyor: “İnovasyonu sektörel anlamda yorumlamak daha sağlıklı olacaktır ancak genel olarak inovasyon bilgiye hakimiyet, yaratıcılık ve icraat için doğru bir sisteme (politikalar, özel sektör-kamu-enstitüler iş birliği, vb.) ihtiyaç duyar. Türkiye yaratıcılık konusunda oldukça zengin bir ülke, ancak doğru sistem ve/veya zaman zaman bilgiye hakimiyet eksikliği inovasyonu sınırlayan vektörler. Bilgi derinliği bir şekilde yakalanır ancak sistem doğru oturmaz ise inovasyon konusunda hızlıca yol alınamaz”

6.5.2015


NOT: 

Merkezi Tokyo’da bulunan TTSOJ tarafından yayımlanan ve editörlüğünü Erol Emed’in yaptığı “Vision” adlı derginin PDF versiyonuna şu linkten ulaşabilirsiniz:


Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Türkiye-Japonya ilişkileri sizce ne durumda?


Bir Japon'a yardım etti, hayatı değişti
JaponTürk.Com'da yayınları ilgi gören Dr. Turhan Doğan için bazı okurlarımız soruyor: "Kimdir Dr. Doğan?" Biz de hem kendisini okurlarımıza
Devamını oku...
Turist gözüyle Top10 Japonya
Japonya'daki en iyi 30 destinasyon, yabancı turistlerin oylarıyla sıralandı. TripAdvisor sitesinin yaptığı oylama sonucu sıralama şöyle:


Devamını oku...
Tokyo'da kaybettiğim iPhone...
ACEMİ ÇAYLAĞIN JAPONYA GÜNLÜĞÜ/ 20 küsur yılını Japonya’da geçirip artık “Japonlaşmış” arkadaşım anlatıp duruy
Devamını oku...
JAPONTÜRK.COM YAYINDA
JAPONTÜRK.COM'dan okurlarına: Tam 142 yıl önce, 1873’te Japonya İmparatoru Meiji tarafından Avrupa’ya yollanan ilk diplomatik heyetin
Devamını oku...
 
FOTOGRAF
©Copyright Japonturk.com 2015 - All Rights Reserved Kalemizi & 3C Bilişim